August 29th, 2010

Gülümsüyordu karşımda hükümsüz güzelliğiyle, Elinde bira bardağı o narin bileklerini yoruyordu sanki, gülümseyip sol tarafına dönüyor saçlarının dalgaları ruhumun kıyısına vuruyordu.
Güzelce kıvrılan dudaklarının arasından inciler parlıyordu sanki göz kamaştıran. bir an bakamayacak gibi oluyor, sonra kendimi ışığa karşı zorlayıp ona dönüyordum yine.

AÄŸzından çıkacak her heceyi dinlemek defalarca dinlemek istiyordum, bir anda kahkaha atıyor yanındakine sarılıyor gözlerinin parıltısını görebiliyordum. Bazen aramızda olan masa o kadar uzak gösteriyordu ki bizi sanki ondan ayrı galaksideymiÅŸim gibi geliyordu. Yakınına yaklaÅŸmak istiyor, büyüsüne kapılıp yok olacağımdan korkarak uzak duruyordum …

Rahat tavırlarının altında taşıdığı o kendinden emin duruÅŸu, kendi acizliÄŸimden utanmama neden oluyordu. elimi uzatsam tutacağım biliyorum fakat bir ÅŸey uzak dur diye bağırıyor büyüsünü bozacaksın onun. sesiyle çağıran sirenler gibi beni kendine çekiyor, tehditkar davranışlarıyla uzaklaÅŸtırıyordu. ne yapacağını bilmeyen bir yapraktım dalından kopmuÅŸ… kaybolmuÅŸ rüzgarın içinde..

Yaprağın tek sevgilisi topraktır ya hani. içimde bağırıyor bir ÅŸeyler ” toprağım sen ol benim” diye… vuramıyorum dışa susuyorum yine bakıyorum gözlerine. O kahverengi gözlerde öyle güzel rüyalar görüyorum ki anlatmaya dilim el vermiyor. dünyanın 8. harikası nedir diye sorsalar “O” diye cevap vereceÄŸim o derece…
AÅŸkımı ilan etsem ona inanmayacak biliyorum. Susturuyorum yine kendimi, kapatıyorum düşüncelerimi, ruhumun zindanlarına…

Hayali bir varlığa armaÄŸan…

Strahd İsmail Köse

December 30th, 2009

Saat 15:43 bulanık bir cumartesi günü barborosta bekliyorum. Sabahın telaşı hala üzerimde, he neler yapmıştım ki ben . Sabah uyanıp kuaföre gitmek, kuaföre dert anlatıp bak sakalları şöyle yapacaksın dedikten sonra oturuyorum kuaför koltuÄŸuna. Aptal adam yanlışlıkla  bıyıklarımıda kesiyor sakalların yan tarafıyla beraber koÅŸup eve geliyorum geç kalmaktan nefret etmek böyle birÅŸey…Hızlıca çıkartıp herÅŸeyi duÅŸa girdim bir çırpıda, soÄŸuk suyun ardından vucuduma gelen dinçlikle fırlıyorum banyodan, giysilerimi seçerek giyiyorum. Siyah yeni bir kot, üstüne LCW den alınma çizgi roman karakterlerinin olduÄŸu bir sweet tişört ve siyah kot ceket, aynaya bakmayıda ihmal etmiyorum. kısacık kestirdiÄŸim saçlarım, düzgün traÅŸlı sakalım gayet hoÅŸ ama yinede yeterli mi bilmiyorum….

Evden çıkıp fulyadan beÅŸiktaÅŸa doÄŸru yol almaya baÅŸladım. Kafamı bulandıran düşünceler, hissetmek istemediÄŸim duygular garip bir ÅŸekilde üstüme gelmeye baÅŸlamıştı çoktan ve kısmı bir tedirginlik acaba ne olacaktı… mesaj trafiÄŸi hala devam ediyor benim adımlarımla birlikte. ona göre arkadaÅŸ bana göre tuhaf duygular hissettiÄŸim kiÅŸi sınava girmiÅŸti. Babama yazdığım mektubu barborosta kargoya verip starbucksun önünde beklemeye baÅŸladım.

Sınavdan çıkmıştı” ben çıktım” diye bir mesaj geldi nerede olduÄŸumu yazıp yolladım “benim 15 dakikalık yolum var oraya” cevabı gelmiÅŸti bari ben sana doÄŸru yürüyeyim dedim. beÅŸiktaÅŸta condraddan yukarı yıldıza doÄŸru tırmanışa baÅŸladım 5-10 dakikalık yürüyüşten sonra çaldı telefonum

-nerdesin
-parkın ordayım işte heykel var
-tamam gördüm seni

Kapatıp ona doÄŸru ilerledim, beklediÄŸimden daha güzel gözüküyordu. Ne yapacağıma karar veremeden öpüştük (yanaklardan) ne yapalım deyip aÅŸÅŸağıya doÄŸru yürümeye baÅŸladık barborostan, biraz gerisinden gidip onu izlemek neÅŸeli geliyordu bana güzeldi gördüğümden çok daha güzel…
Kahve mi içelim yemek mi yiyelim derken yemek yemeye karar verdik,KFC nin yolunu tuttuk, KFC seven bir kız ne güzel ne mutlu gülümsemiÅŸtim, Hem age of oynuyor, hem pro evolution soccer , warcraft ta öğrettim mi tamamdır ideal bir numara bir sevdicek iÅŸte …Aslında birÅŸeye gerek yok gördüğüm, bildiÄŸim kadarıyla zaten bir numara kendisi.

Havadan sudan muhabbetlerle yürüyorduk. Kfc ye varınca önce çizim çantasını bırakıp sipariÅŸ vermeye  geldi benim extreme menu önceden hazırlanmıştı “ben bunu alıp oturuyorum sen benimkini getirirsin “dedi ben arkasından bakarken o masamıza gidip beni beklemeye baÅŸladı. Ben de onun yemeÄŸini alıp gittim masamıza doÄŸru. Biraz baktıktan sonra yemeÄŸe baÅŸlamaya karar verdik fakat; yemek ne mümkün karşısında, baktıkça doyuyordum adeta, taktığı mavi tokası, giydiÄŸi üstünde kadın resimi olan koyu mavi hoÅŸ bir tişört, müthiÅŸ hoÅŸuma giden saç rengi.
Normal zamanlarda düşüncelere boğulan ben, kısmı zihin donukluğu yaşıyordum. Konuşmak mı Strahd Hani kelime cambazıydın, Nerde kelimelerin? Kısa süreli kayboluşlarımdan sorduğu sorularla çıkıp gözlerinde yine kayboluyordum. O kadar doğal ve hoş geliyordu ki hareketleri ,gülüşleri mimikleri içimdeki heyecan kıpırtısını durduramıyordum.

Yemeğini karşımda bitirirken, ben onu izlemeye doyamamıştım daha. Kapalı alanlardaki sigara yasağından bahsetmeye başlayıp sigara içmek istediğini söyledi kışın dışarda durmak garipti sahile gidip donmak istemiyorduk ikimizde. Finüküler ile taksime çıkacaktı bari birlikte yürüyelim dedik. İsteksizce kalkmıştım masadan, gözlerine bakmak o kadar güzeldi ki gülüşünün kıvrımlarıyla bir hoş olmak çıktık kfc den başladık yürümeye .

Biraz çaprazından gidiyordum onu izlemek,saçlarına bakmak gülümsemek arkasından utanarak belki de. Hislerimden, kendimden bana getirdiklerinden utanarak. KonuÅŸmadığımdan çok sessiz olduÄŸumdan yakınıyordu ama konuÅŸamıyordum ki kelimeler bütünleÅŸmiyor ,toparlanamıyor kendilerine gelemiyorlardı. YavaÅŸ yürümeye çalışıyordum biraz daha zaman geçirebilmek için ama zamanın acelesi varmış, kalbim kadar hızlı çalışmayı tercih etmiÅŸti , kalbimi inciterek. Yolun bitmeye yaklaÅŸması beni daha heyecanlı ve üzgün bir hale soka dursun beÅŸiktaÅŸ kabataÅŸ ayrımında stada çıkan yolda durmuÅŸken, kalbimi hızlandıran bir adım attı arabanın önüne kolunu tutup geri çektim ,belki de ilk ve son tutuÅŸumdu eline farkında olmadan refleks olarak ama aynı anı zihninde binlerce kez yaÅŸamakta eÄŸlenceli olsa gerek. finükülerin giriÅŸine gelmiÅŸtik, durduk bakıştık küçük bir veda öpücüğü ve ardından bakılan bir kadın….

İki saatlik bir aÅŸkın sonuna gelmiÅŸtim, içimde buruk duygularım, karmaşık hayallerim ve ben kalmıştım tek başıma yine…..

Kendime Son Sözüm;

DonmuÅŸ Ruhlar Limanından Çıktım Yola, Bir Kalp Sarsıntısıydı Benimkisi, Geminin Küreklerine Asılan Hayallerim, Kayboldu Gerçeklikte Düşlerim…..

STRAHD İSMAİL KÖSE.

  • Pages

  • Meta

  • Flash required