December 2nd, 2009

Karşımda oturuyordu.
Tam oturmak denemezdi duruşuna ,kaplanla karşı karşıya gelen kurdun korkusunu kontrol altına almaya çalışması gibiydi
Gözlerime bakmaya çekinmesini anlıyordum
Kolay kolay kimse başaramazdı bunu
Bir iş teklifine bu kadar masum bir insanı göndermek hemde bana karşı..
Garip bir seçimdi ama masumluğu beni bile etkilemişti.
Uzun saçları ,asil görünüşü ve masumiyeti…
Yakın bir akrabası olan kontu öldürmemi istiyordu
Nedenini sormadım iş iştir.Nedeni beni bağlamaz ben işimi en mükemmel şekilde yapmaya bakarım

Ne ile öldürmemi istersiniz leydim
Pek acı çekmesini istemiyorum
Siz nasıl arzu ederseniz leydim

Gülümsedi ,önüme altın dolu bir kese bıraktı ve arkasını dönüp karanlık evimden dışarı çıktı…

Birsürü katil loncası içinde benim seçilmemin elbette bir nedeni vardır diye düşündüm belki hiçbir işi elime yüzüme bulaştırmamam.
Neyse nedeni artık önemli değildi işi almış ve şartları kabul etmiştim.

Acısız bir ölüm hahah
Bilmediği bir şey vardı, acısız ölüm diye bir şey yoktur!
Ok kullanabilirdim yada hançer ama küçük hançerler bana göre değildi.
Belkide beni tüm katillerden farklı kılan şey küçük hançerler yerine kılıcımı kullanmamdı
Kalbine saplanan bir ok yada kafasının kılıçla kesilmesi
Kılıcımı tercih ederim daha zevkli
Ne kadar heyecanı hissetmesemde…

Kontu araştırmalıydım her şeyini bunun için küçük sokak çocuklarını kullanabilirdim.En güvenilir ve fark edilmeyen harcanması kolay çocuklar.sadakatlerinin korkuyla doğru orantılı olması ne güzel.

Evimden dışarı çıktım…bulutların kapattıgı ay çırpınıp çıkmaya çalışırken gülümsüyordum.
Geceyi hep sevmişimdir ,Her pisliği örter beni bile.
Çocukların çete reisine kontun ismini verdim ,harabeden dışarı çocuklar akmaya başlamışlardı bile 3-4 günde kont hakkındakı çoğu şeyi bilecektim
Hangi yemeği sevdiğini hangi kadınlarla ilişkisi oldugunu arkadaşlarını tüm sosyal çevresini…
şehrin arka sokaklarından çıktım areki caddesine gelmiştim süslü dükkanlarla dolu bu cadde beni ışıkla boğmaya başlamıştı bile
caddenin sonuna vardım şehrin en iyi hanına girmiştim biraz ortalıkta görünme vaktiydi
köşedeki masaya baktığımda dolu oldugunu gördüm hancı benim geldiğimi fark etmiş olacakki tutuşmuş bir çalı gibi telaşlıydı
nede olsa kimse mekanında bir veya birden fazla ceset istemez
köşedeki masaya koşup ordakileri kaldırdı önüme gelip hafifçe eğildi gözlerime bakamadan.

Masanız hazır efendim
teşekkür ederim zixar
masama doğru yürümeye başladım gözleri üzerimde hissediyordum.Vucutlarından çıkan korkuyla beraber tabiî ki.
Masama oturdum zixar geldi

Ne arzu edersiniz efendim
hiçbirşey zixar sadece müzik dinleyeceğim

2 altını masanın üstüne atmıştım

Cömertliğiniz bizi utandırıyor efendim.
Hakkın olanı almalısın zixar git şimdi.

Yanlız kalmıştım müzik bahanesi her zaman işe yarardı bu tarz eğlenceli müzikleri sevmediğimi içten içe tiksindiğimi biliyordum ama dinlemeliydim insanların ne konustuğunu.

bir cinayet işlenmişti,küçük kavgalar şarkıcı kadın hakkında bir iki fısıltı başka hiçbirşey yoktu.
Bu gece işe yarar bir şey öğrenemeyecektim kalktım dışarı çıktım
Areki caddesi tüm ihtişamıyla bana güle güle diyordu. Nefret etmeme rağmen
Evime doğru yol aldım yalnızlığa evime
Kurdugum tuzakların hiçbiri bozulmamıstı zaten kim cesaret edebilirdi ki?Benim evime girmeye…
Metal kapıların gıcırtısı selamlamıştı beni attığım adımları sayıyordum sıkıntıdan
Çalışma odama çıktım biraz uyuma vaktiydi bu çabuk gelen yorgunlukları anlamıyordum.
Yaşlanıyormuydum? Hahah fikri bile komik geliyor.
Gözlerimi kapatırken iş aldıgım masumiyetin gözleri üzerime kapanıyordu.

Tüm günü uyuyarak geçirsemde üzerimdeki yorgunluk pek azalmamıs gibiydi
Kalkmak zorundayım….

Spoiler:

Devamı Sonra :evil:

2.Bölüm
Kalktım Evimden dışarı çıkarken duydugum tek ses yine metal kapılardı bir iç çekiş gibi
Gidişime ağlıyorlar bile diyebilirdim
Sokak çocuklarını bulma ve sorgulama zamanıydı ne yapmışlar ne bilgi bulmuşlar…
Areki caddesinin o lanet ışıklarına girmeden ara sokaklardan birine daldım pencere ve kapı aralıklarından üzerimdeki gözleri hissediyordum
Sonunda aradığım kişi eğilerek karşıma çıktı

-hoÅŸ geldiniz efendim
-nigmar kont hakkında ne öğrendiniz
-Kont evli,Kimse geceleri dışarı çıktığını bilmiyor,Partilere yada davetlere katılmıyor.Gündüz bile dışarı çıkmıyor sanki kendini şatoya hapsetmiş gibi.
-çok tuhaf halkın arasına girmeyen bir kont…peki başka bir şey yokmu bilmem gereken?
-bir oğlu varmış efendim 3 yıl önce öldürülmüş kimse kimin öldürdüğünü yada nasıl öldürüldüğünü bilmiyorum
-Belkide ölümden korkuyordur ne dersin nigmar…
-sizin elinizden gelecekse korksa iyi olur efendim…
-Åžatosu nerde
-vilaks tepesinde
-iyi iş nigmar…

Nigmarın önüne birkaç tane gümüş para atıp arkamı döndüm
“Sokak çocuklarına asla arkanızı dönmeyin özellikle kesenizi gördükten “sonra der yaşlılar
Fakat bu benim için geçerli değil.

Vilaks tepesinde bir şato Kont nasıl yaşanıcağını biliyor tüm şehre yukardan bakan ve savunması en rahat olan yer.Orada kim yaşamak istemezki.?
Cevabı biliyordum
Ben…

Vilaks tepesine gitmek için ya ormanın içinden geçecektim,yada areki caddesinin tüm ışığıyla benle dalga geçmesine izin verip normal araba yolunu yolunu kullanacaktım
Ormandan gitmeyi ve biraz gözetlemek hazırlanmak daha çok işime gelir.
Ara sokaktan çıkıp glodrio ormanına daldım
Yaprakların hışırtısı bile kesilmişti sanki bu kadar kötümüydüm?
Öldürdüğüm onca kişiden sonra kendime böyle salakça sorular sorduguma inanamıyorum
Ormanı geçip patikaya yöneldim şatonun arkasına uzanan küçücük patika sanki buradan yüzlerce defa geçmiş gibiydim ama bu ilkti.
Şatonun kapısında hiç koruma yoktu içerden hiçbir asker sesi gelmiyordu
Yanan 3-4 tane gaz lambası dışında ışık dahi yoktu
Nasıl bir kont bu kadar rahat olabilirki Yerine geçmek isteyen onca kişi varken?
Sevgili kontumuza bir merhaba deme zamanıydı fakat hazırlıklı değildim sadece gözetle…
Şatonun etrafında 2 tur attım ve hiçbir asker yoktu hiçbir tuzak yoktu içeri girecektim en yakın olan pencereden biraz tırmanmak gerekiyordu sadece pencereleri açık bırakan kont
Ne cahilce bir düşünce
Tırmanmaya başladım evet yaşlanıyorum bu kısa tırmanış bile beni yormuştu
Mutfak oldugunu sandıgım hatta hissettiğim yerin camından içeri girdim defalarca bu masada yemek yemiş gibi…
Etrafta kimse gözükmüyordu
Şatonun içinde bile asker yoktu
Kontu tebrik etmeliyim beni güldürmeyi başarıyordu.
İlk alt kattaki odaları baktım 6 kapı vardı ama hiç ses yoktu 2 odadan düzenli ve hafif nefes alma sesleri geliyordu kapı gıcırdamasından korkmadan kapıyı açtım hizmetçi olduğu her halinden belli olan yaşlı bir bayan uyuyordu
Diğer odaya bakma sırası gelmişti bir adam ve bir kadın birbirlerine sarılmış uyuyorlardı Şatonun hizmetçileri yine…
2.kata çıktım küçük büstler tablolar duvarda antika yazılar av resimleri doluydu
Hepsi bana bir anı gibi geliyordu koridorun sonundaki odanın kapı aralıgından ışık sızıyordu
Herhalde ayakta olan biri vardı
Acaba kont mu? Bakmalıydım
Nefes bile almadan yaklaştım odada ayakta olan kimse yoktu yine düzenli nefes alışlar ve yatagın içinde uyuyan biri
Bu oda kesinlikle konta ait olmalıydı
Her şey en ince el işçiliğiydi Vazolar duvardaki portlereler yerdeki halılar mükemmeldi gayet iyi bir seçim yapmışsınız kont
Ama ölücek olmanız ve tüm ihtişamınızın geride sadece laf olarak kalması ne acı Değimli diye geçirdim içimden;

Kapıyı geçebileceğim kadar aralayıp odaya girdim, eğer Yatağın içindeki kont’sa işimi bitirip gidebilirdim.Fakat bu ışıkta parlayan saçlar bir konta ait olamazdı.
Yüzüne bakmalıydım bu kesinle kont değildi ama kim oldugunu tam olarak sırtı bana dönükken öğrenemezdim havada süzülürcesine yatağın diğer tarafına geçtim
Bu bir şaka olmalı…
Bu iş Verenim kontu öldürmemi isteyen kişiydi.Bir anlık duraksama tüm bedenimi sanki ele geçirircesine beni sarstı
Bu kadar masum gözüken bir kişi evinde yaşadığı beklide en yakını olduğu kişiyi neden öldürmek ister?

3.bölüm

Anlık donukluğum yerini öfkeye bırakıyordu evinde yaşadığı insanı öldürtmek istemek tabi bir kar güdebilirdi ama bu kadar rahat bir yaşam sürerken neden?
Nefesim farkında olmadan hızlanmıştı…
Kımıldadı…Gözlerini açıyordu
-Seas Sen mi geldin sonunda….
Elini uzattı yataktan kalkmaya çalışıyordu donmuÅŸtum bana seas diye seslenmiÅŸti karanlıkta beni baÅŸkasıyla mı karıştırmıştı…
-Seas senmisin…
-Ben kiraladığınız katilim leydim Buraya kontu öldürmeye geldim…
-Hala anlamadınmı seas hala hatırlamadın mı
-Leydim neyi hatırlamam gerekiyor bana neden seas diye hitap ediyorsunuz…
-Kont sensin ve ben senin eÅŸinim seas
-Leydim beni baÅŸkasıyla karıştırıyorsunuz ben bir katilim hiç böyle bi ÅŸatoda yaÅŸamadım hiç ailem olmadı hiçbir bağım olmadı…
-Bana leydim diye hitap etme artık yalvarırım seas hiçbirşey hatırlamıyormusun
Neyi hatırlamam gerektiÄŸini bilmiyordum basit bir iÅŸ olması gerekiyordu bu ben kendimi neyin içine sokmuÅŸtum,bir aile bir baÄŸ…nasıl bir kabusun içindeydim ben
-Seas hiçbirÅŸey sana tanıdık gelmiyormu oÄŸlumuzu hatırlamıyormusun.bizi hatırlamıyormusun oÄŸlumuzun ölümünü hatırlamıyormusun,Beni terkedip gittiÄŸini hatırlamıyormusun…Sana burda tanıdık gelen hiçbirÅŸey yokmu seas…3 yıldır senin izini arıyorum senin gelmeni bekliyorum sonunda seni ve neler yaptığını bulabildim yine mi gidiceksin yada beni hiçbirÅŸeyi hatırlamadığını söyleceksin.
-leydim lütfen susun…Benim hiçbirzaman bir ailem olmadı tekrarladıgınız ve söylediÄŸiniz ÅŸeyler benimle alakalı deÄŸil ben sizin bahsettiÄŸiniz kiÅŸi deÄŸilim
-peki bu evde burada bende sana tanıdık gelen hiçbirÅŸey yokmu …
Bir anda beynimi yıldırım düşmüştü bu evdeki herÅŸeyi biliyordum nerden nasıl girileceÄŸini kaçış yollarını odada olması gereken herÅŸeyi ve ÅŸimdi büstlerin tabloların neden bana bir anı gibi geldiÄŸini anlıyordum….
Kabuslara uyanmıştım…
İnsanların dolu olduğu salon oğlumun 18.yaş günü
Vikontlar baronlar Halktan katılan seçkin kiÅŸiler her tarafta hizmetkarlar yiyecekler ÅŸaraplar…
OÄŸlum…Aronh saÄŸ tarafmda eÅŸim erunhi masada karşımda…
Kadeh kaldırma zamanıyla oğlumun şerefine büyümesinin delikanlı olmasının şerefine
Elimdeki kadehi almıştı ilk şarabı içmek istiyordu
Kadehi sonuna kadar yudumladı alkışlar ve gülüşmelerle….

Oğlum hastaydı çok hastaydı gözlerimin önünde yaşav yavaş ölüyordu
Hiçbir doktor çaresini bilmiyordu diÄŸer ÅŸehirlere kasabalar birsürü ulak göndermiÅŸ en iyi ÅŸifacı ve imamu azamları çağırmıştım ama hiçbiri kar etmiyordu ne dualar ne ilaçlar…
OÄŸlumun kollarımda ölüşünü izledim….

-Lanet olsun …Bana ne oldu

Bir kabusa daha başlıyordu zihnim.
Oğlumun ölümünden bir hafta sonra kriz geçiriyordum vucudum artık tepki vermeye karakterim değişmeye başlamıştı
Erunhiye bağırıp ormandan aÅŸÅŸağıya doÄŸru koÅŸuyordum….
Sonrası neydi peki geçmiÅŸe doÄŸru hatırladığım herÅŸey kendimden kaçmak geçmiÅŸimden kaçmak için zihnimin uydurduklarından mı ibaretti…
Ya o katilin benim şu anda bildiğim ve en iyi olarak yaptığım işi yapan kişi kimdi.
Benmi içimdeki başka bi bireymi?

-Seas…Seas Lütfen kendinize gelin kontum hatırlıyormusunuz…
-evet hatırlıyorum erunhi
-beni nasıl buldun
-3 yıldır sizin izinizi arıyordum kontum halktan kimseye sizin gittiğinizi söylemedik hizmetçilerimizin ağzını çok sıkı tutması benim için en rahat olanıydı
Sizinle görüşmek için gelenleri bir bulaşıcı hastalığa yakalandığınız ve onlar için çok tehlikeli olacağına ikna edip geri yolluyordum…
Sonunda sizi normal şekilde bulamayacağımı anladım ve katil loncalarına gitmeye karar verdim beni size yönlendirdiler bu işi sadece sizin kabul edebileceğinizi söylediler bir kontu bulup öldürecek beceri ve cesarete sadece sizin sahip olduğunuzu ve beni yaşadığınız yere yönlendirdiler.
İlk baÅŸta sizi karşımda görünce çok korktum ne yapacağımı bilemedim siz ya çok benziyordunuz yada oydunuz belki hafızanızı kaybettiÄŸinizi düşündüm ve bu planı yapmak aklıma geldi…
-Teşekkürler erunhi evi neden askerler korumuyor
-tüm askerlerinizi siz gidince bıraktık kontum hem harcamalara dikkat etmemiz gerekiyordu hemde sizin gittiÄŸinizi halkın bilmemesi…
-Bana kontum diye hitap etme lütfen…Erunhi
-emredersiniz kontum
-erunhi!

Herşeyi hatırlıyordum En güçlü katil olan ben aslında bir konttum bu hayatın büyük bir şakasımıydı
Şehirdeki çoğu kişinin bana hayır dememesinin diyememesinin nedeni mi bilmiyorum.
Peki beni tanıyan kimse yokmuydu bu kadar deÄŸiÅŸik mi görünüyordum….

-erunhi Seni bir daha bırakıp asla gitmeyeceğim isteyerek yada istemeyerek Sana aronh un ruhu üzerine söz veriyorum
-Seas eÅŸim…Kontum,Sevgilim….

Kollarını boynuma dolamıştı beynimin içinde gezinen binlerce yıldırım taneciÄŸi bunu kaldırabilirmiydi bilmiyorum…
Ufacık ıslak öpüşleri boynumda geziniyordu,Oğluma ne olduğunu neden zehirlendiğini kimin bana tuzak kurup oğlumu yanlışlıklada olsa öldürdüğünü bulmalıydım
Şimdi farkediyordum oğlumun zehirlendiğini onu birinin çok farklı yavaş ve acı çektiren bir zehirle öldürdüğünü
Erunhi dudaklarını dudaklarıma bastırıyordu ne kadar bir aileye bir eşe sahip olmayı hala bedenim ve ruhum kabul edememiş olsada onu kollarıma aldım
-Bana iÅŸ veren masumum eÅŸim
Teninin kokusu başımı döndürmeye baÅŸlamıştı ÅŸehvetin damarlarımda ateÅŸlerden kaçan bir at gibi koÅŸturduÄŸunu hissediyordum erunhinin boynunu ısırmaya öpmeye baÅŸladım…
…………….
…………
……………
Erunhi kafasını göğsüme yaslamış uyuyordu.
Gözlerimi kapatamıyordum 3 yıl boyunca onca insanı öldüren ben 3 yıla bir ömür daha lanet bir yaÅŸantı daha sokan ben oÄŸlunun intikamını almadan ne olduÄŸunu neden olduÄŸunu bulmadan uyuyamayacağımı biliyordum…
GüneÅŸ doÄŸmaya karşı uyuya kalmıştım….

-Seas …Seas
-erunhi
-kalk artık eşim yapmamız gereken çok işimiz var 3 yıldır başka bir hayatı yaşadın artık kendi hayatına dönme zamanın
-daha değil erunhi daha kont olmaya hazır değilim oğlumu kimin öldürdüğünü bulmadan değil
-oğlumuz hastalıktan öldü seas tanrıların bir cezası bizim yaptıgımız bir yanlışa karşı
-hayır eÅŸim oÄŸlumuz bir zehirden öldü beni öldürmesi gereken acı çekerek ve yavaÅŸ bir ölüm bahÅŸeden bir zehir…
-bu nasıl olabilir seas seni kim zehirlemek isterki
-bunu şu anlık bilmiyorum hizmetçiler benim döndüğümden haberdar mı
-evet seas
-En son verdiğimiz ziyafeti hatırlıyormusun erunhi
-evet kontum
-lütfen bana kontum diye hitap etme eÅŸim lütfen… O gece burada olan tüm insanların isimlerini istiyorum vikontlar baronlar hatta hizmetçilerin bile herkesin ismini…
-tamam seas
-hizmetçilerle birlikte bir liste yapın 1 hafta içinde evde büyük bir ziyafet veriyoruz artık biraz ortaya çıkma zamanı.

Yatantan kalkıp erunhiye bir öpücük kondurdum erunhi odadan çıkmıştı giyinme ve unuttugum herÅŸeyi tekrar etme zamanıydı….
Kaybettiğim hayatımı geri alma zamanıydı
Oğlumun intikamını alma zamanıydı
Ölüme Adaklar adama zamanıydı.
Kont olan bir katilin Ölme ve öldürme arzusunu serbest bırakma zamanıydı….

4. bölüm

Uzun yıllar sonra evimde ilk gün…Bir o kadar tanıdık gelen ve hiç görmeyi düşlemediğim şeylerin arasındaydım.Kıyafetlerime bakıyordum beni ele veren tek şey belkide bunlardır Kont olan yanım bile siyah rengi seviyor.

Ne Yapacağıma tam olarak karar veremesemde intikam için sonuna kadar savaşıp ölebileceğim kesindi.Nasıl yapacaktım Neler yapıcaktım bunu ne şekilde yapacaktım.

Kıyafetlerimi giyip Satomun yemek odasına doğru inmeye başladım hala buraya ait olmadığımı hissediyorum…Ben bir katilim Kont değil bu en azından şimdiki emin olduğum tek his…

Erunhi masaya oturmuş gülümseyerek beni bekliyordu.

Kahvaltı yapmak hemde böyle bir şekilde Küçük Tenha gıcırdayan kapıları olan külübemi özlemeye başladım bile

Ahçımız Lapokz En sevdiğimi sandığı kahvaltıları hazırlamıştı En azından o kontu hala eski şekilde hatırlayabiliyordu.50 yaşını geçmesine rağmen hala dinç gözüküyordu,onun yaptıgı bu lanet yemekleri yemeye devam edersem kısa sürede çevikliğimi ve gücümü kaybedip hantal şağşal bir konta dönüşebilirdim.

Kahvaltıda erunhiyle konuşmamayı tercih ettim düşünceli halimden anlamış olucakki bana baktığında sadece gülümsüyor hiç sesi çıkmıyordu.

Kont şanşlı adammış ıhmm Yani ben şanşlı bir adamım

Kahvaltımı bitirip nezaketten ötürü erunhiye küçük bir buse kondurup masadan kalktım.

Şatomun etrafına bir göz atma zamanıydı neler yapabileceğimizi bulma zamanı.

Erunhinin yaptığını sandığım minik bir gül bahçesi sebze ve meyvelerle dolu bir küçük bahçe daha

Cehennem lalelerinin bulundugu patikanın kenarında minik bir dere.Ve göz alabildiğince şehir manzarası,Sevmesemde…

Karşıdan dün gece odasına gözetlemek için girdiğim büyük ihtimalle bahçivanım olan adam bana doğru yürüyordu.

-Kontum

-evet?

-Benim adım kaleeri bahçıvanınızım.Kontes bazı şeyleri hatırlayamadıgınızı söyledi.

-Evet erunhi doğru söylemiş kaleeri Kılıç kullanmayı biliyormusun…

-Hayır kontum ben bir köylüyüm hiç kılıç eğitimi alamadım

-Erunhi senin sadık biri olduğunu söyledi

-ben ve eşim size ve kontese sadığız lordum.Geri döndüğünüze minnetarız.

-Bahçıvanlıktan başka bir şey biliyormusun kaleeri

-En iyi yaptığım iş bahçıvanlıktır kontum ama başka bir şey öğrenmemi istiyorsanız elimden geleni yaparım.

-Bana şehirden kılıç antremanlarım için kuklalar ve gerekli malzemeleri almanı istiyorum.

Erunhi sana gereken parayı ve neler alman gerektiğini söyleyecektir.

Ayrıca işçiler çağırıp Şatonun ormana bakan kısmında Büyük bir oda istiyorum Tüm malzemeler ve gerekli şeyler orda olucak hiç güneş almasını istemiyorum yapılıcak odada pencere olmayacak tek bir kapı Köşelerde Meşela olukları olucak.

-Emredersiniz Kontum.

-Artık işine devam edebilirsin kaleeri.

İdman sahamı hazırlıyordum 1 hafta gibi birşeyi alırdı bu sırada erunhi ile artık halka biaz gözükme zamanıydı.

Şatoya dönüp erunhiye seslendim.

Üzerinde kırmızı Kadifeden yapılma Dar kesim bir elbise vardı Saçları omuzlarına düşüyor Sonbaharda gelen hüzün gibi içimi karmaşıklaştırıyordu.

-erunhi biraz ÅŸehirde gezmek istermisin.

-Tabiki kontum

-Erunhi Bana kontum demekten hiç vazgeçmeyecekmisin.

-Özür dilerim kontum upps Seas…

Utangaçlığı beni ona doğru çekmeye çalışıyordu karşı koydum şimdi eğlencenin zamanı değildi.

Elini tutup dışarı çıktık.

Kaleeri Arabamızı hazırlamıştı. 2 tane beyaz atın çektiği uçları demirden yapılma içi işlenmiş koltuklarla dolu güzel bir at arabasıydı.

Birçok kişinin hayali bile olabilirdi kimbilir…

Şatodan aşşağı doğrı inmeye başladık erunhi elimi sıkıca kavramış küçük bir çoçuk gibi gülümsüyordu.

Yıllar sonra ona dönen kocasının verdiği mutluluk olsa gerek tabi ben gerçekten kocasıysam herhalde öyleyim …Hissedemesemde.Bu daha sonra Sorgulayacağım bir şey şimdilik tek isteğim intikamını almak oğlum…Sana yakışanı bana yapmaya çalıştıklarını yapmak ve anlamak.

Areki caddesine girdik kaleeri ye durmasını söyledim erunhinin elinden tutup aşşağıya indim.

Kaleeri kendi yapması gerekenleri biliyordu yoluna bizi selamlayıp devam etti.

Uzun süre halkın arasına girmeyen bir kont ve şimdi tepkileri ölçme zamanıydı.

Erunhi elimi hala bırakmamıştı sanki kaybolmaktan belkide beni tekrar kaybetmekten korkuyordu.

Onu anlıyorum bende Kendimi kaybetmekten korkuyorum…

Lamkos terzisinin önüne doğru sürüklüyordu beni elimden tutup çeken küçük bir çocuk gibi.Nasıl bu kadar masum olabiliyor böylesine kirlenmiş bir dünyada? Bilmiyorum düşünme seas düşünme yaşa…

Benim küçük kontesim camdan içeri bakmak giysileri denemek için sabırsızlanıyordu…

Bizi gören terzi el pençe kapıya çıktı

-hoşgeldiniz kontum içeri gelmek istermisiniz

-Olur lamkos zaten kontesin giysileri denemeden gitmeye pek niyeti yok gibi gözüküyor

-Seas beni utandırıyorsun

-Utandıgında daha sevilmi oluyorsun Erunhi…

Saçlarına ufak bir öpücük kondurduktan sonra içeri girdik ….

2 tane küçük tabure terzinin kızları hemen kalktılar

HoÅŸgeldiniz efendim

Bizi selamlayıp arka tarafa kaçtılar…

-Leydim istediğiniz bir giysi varmı

-vitrindeki kırmızı bejli olan elbiseyi istiyorum lamkos

Terzi gözlerime doğru bakıp onayımı aldıktan sonra giysiyi çıkardı

-leydim içerde deneyebilirsiniz kızlarım size yardımcı olabilir…

Giysiyi eline alıp kaçan küçüğüm…

-Lamkos işlerin nasıl

-Hamdolsun Kontum Küresel Kriz bizi Teğet geçti…

-hmmm Anladım sende Ampüllerdensin…

-Ampül clanının Şefi Ricip Teyyip Ersatan Ülke dışındaymış

-Evet Kontum Åžefimiz pek buralarda olmaz

Erunhi Çıkmıştı…

Masumiyetiyle içiri girip Asalatiyle bana yürüyordu…

Giysi üzerine tam oturmuştu sanki ona özel dikilmişti dolgun vucudunu giysinin her yanı noktası noktasına sarıyordu…

5.Bölüm

-Kontum Nasıl olmuş giysi üzerime

-Kontum deÄŸil SeaS…Çok hoÅŸ erunhi

-beğendiğine sevindim Ko… Seas…

-hahah

-Hadi gidelim Erunhi…

-Elbisenin ücreti nedir Lamkos

-3 altın efendim

Masanın üstüne altınları bırakıp çıktım…Erunhi sıkı sıkıya elime tutunmuş Duruyordu

Areki caddesinden aşşağı doğru yürümeye başladık halkın arasında uzun süre sonra olmak

Gündüz evden dışarı çıkmak bir katil için ne utanç verici bir durum…

Aydınlığa Hapsoldum Karanlıkta yaşarken…

-seas

-Ne oldu erunhi

-karnım acıktı birlikte yemek yiyelimmi

Daha acıkmamıştım açlığı düşünmeme dahi gerek yoktu yapmam gereken sürüyle iş almam gereken bir intikam ve sorumluluğu bana ait olan birşehir vardı…

Faakt erunhi öyle bir şekilde söylemiştiki düşünmeden evet dedim…

-ben burada güzel bir yer biliyorum seas

-yine beni peşinden çekiştireceğin anlamına geliyor bu cümle değimli?

-ama ama yoksa seni nasıl götürebilirim ki

-bundada haklısın götüremezsin erunhi…

Gülümseyerek anlına bir öpücük kondurdum beni caddenin aşağısına doğru sürüklüyordu

Katilken en fazla sevdiğim hanın yan tarafından içeri girdi

Ne düşünüyrum ben sanki şimdi katil değilmişim gibi.

Ara sokağa girmiştik ilerliyorduk buraların geceleri nelerle dolu oldugunu biliyordum

Zavallı sokak çocukları,hırsızlar basit katiller…

Eski ama süslü bir evin kenarına geldik

-burada yemek yiyebileceÄŸimiz biryer var seas

-bunuda nerden çıkarttın burada sadece bir ev var

-bekle kontum

-erunhi!

Kapıya vurdu kapıyı 50-60 yaşlarında ama dinç görünen biri açmıştı

Kadın ikimizide süzüp

Kontum Lütfen içeri gelin dedi

İçeri girdik Burası bir lokanta değildi yemek yiyebileceğimiz herhangi biryer değildi…

-Erunhi burası yemek yiyebileceğimiz biryer değil bizi neden buraya getirdin

-bekle seas lütfen burası en güzel yemekleri yiyebileceğimiz biryer

-tamam nasıl biliyorsan öyle yap erunhi

Erunhi yanımdan kalkıp içeri doğru gitmişti

Eve girdiğimiz odaya bakıyordum

Her ahşaptandı ve güzel motiflerle doluydu küçük bir deniz portresi duvarda duruyordu

İçerden bir hareketlilik geliyordu

Tencere tabak sesleri geliyordu

Erunhi ve diğer kadın yanında genç bir kızla yanıma geldiler.

Gen kız eğilip selamladıktan sonra konuşmaya başladı

-Kontum buraya geldiğiniz için çok teşekkür ederiz evimize şeref verdiniz

-Teşekkür etmeniz gereken kişi eşimdir benim fikrim değildi

-Yinede buradasınız kontum

-Böyle bir yerde bu kadar güzel bir şekilde oldugunuza sevindim fakat bu şekilde bu ara sokakta durmayı nasıl başarıyorsunuz?Buranın geceleri nelerle dolu oldugunu bilmiyormusunuz.Burada  normal insanların oturmayı tervih etmediğini neden şehrin diğer tarafında değilsiniz.

-Kontum haklısınız fakat başka çaremiz yoktu

Annem ve ben Çiftçilikle uğraşırdık bir aralar anadoka Toprakları bizimdi.

Sonra Ampüllerin şefi ricip teyyip ersatan oraları aldı

Topraklarımızın bereketi kaçtı,Ne oldugunu bilmiyoruz Yağmur yağmuyor ,Seller akmıyor ,Arap kızları camlardan bakmıyordu…

Birgün ricip teyyip ersatan’la konuşmaya karar verdik Çiftçiler olarak dertlerimizi dile getirecektik

Konuşmacı olarak ben ve annem seçildik

Gidip sorunlarımızı ve çiftçilerin bunları çözemediklerini anlattık

Fakat bize cevabı

ANANIDA  AL GİT oldu….

Bizde elimizdeki birikim ve eşyalarımızla buraya gelmek zorunda kaldık

-anladım Geçiminizi burada neyle sağlıyorsunuz

-Kontes bize aylık yardımda bulunuyor

-Neden burada yemek yiyebileceğimizi söylediği anlaşıldı…Umarım iyi yemek yapıyorsunuzdur

-Elimizden gelenin en iyisini yapacağız kontum

nedense şu ampüllerin ismini bu sıralar fazlasıyla duyuyordum bu sorunu çözmem gerekiyordu ama şimdi değil bekleyebilirdi biraz daha…

Erunhi yanıma gelip sokulmuştu utangaç utangaç gülümsüyordu

Bu kadar iyi olmak zorundamıydı insanlara karşılıksız yardım etmek zorundamıydı…

İçerden güzel kokular gelmeye başlamıştı

Erunhi kafasını omzuma yaslamış uyuklama aşamasındaydı

Adını bilmediğim kız odaya gelip yemeğin hazır oldugunu söyledi…

Erunhinin saçlarını okşayıp gözlerini açmasını sağladım birlikte içeri doğru yürüyorduk

Mutfak kapısından içeri girdik yine ahşaptan yapılma bir masa 6 tane ahşap üstü keçi derisiyle kaplanmış sandalye vardı bir sandalyeyi çekip erunhinin orturmasını sağladım

Gülümseyerek yüzümü bakıp teşekkür ettikten sonra karsısına geçip oturdum

Yaşlı kadın ve kızı tabaklarımıza çok hoş gözüken harkulede hoş kokulu baharatlarla süslenmiş KaşarGelin çorbasını koydu

-umarım beğenirsiniz kontum

-beÄŸendim bile

Çorba gayet güzeldi ahçı olarak mı almalıydım acaba bu  anne ve kızı hayır hayır iyi yemekler benim için pek güzel olmazdı…

Çorbayı hızlıca içtim ve ana yemeği beklemeye başladım

Bilmediğim bir sosla hazırlanmış 2 tane biftek yeni lezzetlere kapalı olsamda deneyecektim.

Güven benim öğrendiğim iyi bir şey değildi…Bir katil her yemeği yememeli…

Bu biftekler hoÅŸuma gitmiÅŸti

Erunhiye dönüp bunu sende öğrenmelisin dedim gülerek

Yemeği tadını çıkarta çıkarta yemiştim

Evden teşekkür ederek dışarıya çıktım

Evin kapısının kenarına içimde sakladıgım asıl kişiye ait olan armayı çiziyordum

Erunhi anne ve kıza birkaç altın bırakıp koluma girmişti

Hava kararmaya yakındı kaleeri bizi bıraktıgı yerde bekliyordu büyük ihtimalle…

(acayip bir melankoli var üzerimde ….Sıkıldım Aldığım nefesten dahi…Yazmaya devam… 18 Yaşından küçükler Psikolojisi Bozulacaklar buradan Gerisini pas geçebilir.)

Araki caddesinin günbatımında ilerliyorduk kaleeri bizi bıraktığı yerde sıkılmış bir şekilde bekliyordu…

Bizi görünce toparlanıp at arabasının üstünden indi

-Kontum İstediğiniz herşeyi buldum

-Tamam kaleeri Sakin ol konuşacak zamanımız var Şato ya gittiğimizde Konuşuruz….

Koluma sıkıca sarılan erunhi arabanın içine doğru atladı peşinden beni sürükleyerek…

YavaÅŸ git kaleeri

Yolculuğun Tadını çıkartmak istiyorum

Kapıyı kapattıktan sonra erunhi koynuma doğru usulca sokuldu

-Seas

- Ne oldu erunhi

-Beni Seviyormusun

Bu soru hiç hoşuma gitmemişti yinede cevap vermek zorundaydım

-Evet seni seviyorum erunhi

-seni kaybetmek istemiyorum seas

-Kaybedeceğini mi düşünüyorsun

-Hayır ama korkuyorum

-Korkma…

Dudaklarına eğilip ıslak bir öpücük kondurdum Saçlarını kavrayıp öpüşmeye devam ediyorduk…

Erunhi sıkıca bana sarılıp kafasını göğsüme yasladı

İnsanların sevgisi demekki böyle bir şey …

Şato ya varmıştık Göğsümde uyuya kalan erunhiyi kollarıma alıp Şatodan içeri taşıdım Yatak odamıza doğru…

Giysilerini Uyanmasından korktugum için çıkartmıyordum.

Üzerine bir şilte atıp aşşağıya indim

Kaleeri istediÄŸim herÅŸeyi buldun mu ?

Evet kontum 8 işçi istediğiniz yeri 3-4 günde bitirir.Eğer daha erken isterseniz daha fazla işçiye ihtiyacımız olacak.

Silahlar için demircilere emir verdim Kuklalarınızı en sağlam şekilde benim yapabileceğimi düşündüm

Ve size gerçek İdmanlar için 2 tane eski asker buldum dilediğiniz zaman onlarla çalışabilirsiniz kontum…

Çok iyi iş kaleeri.gidebilirsin….

Plan yapma zamanıydı,Benim zamanımdı Karanlıktı…Tamamen benimle doluydu Heryer…

Şatodaki tüm ışıkları kapatıp Ormana doğru yol almaya başladım…

Hışırdayan Yaplaklar Hoş geldin diyordu bana

Hoş geldin Kont görünümlü Katil…Hoş geldin Öfke Dolu Cehennem İblisi…

Kılıcımı kullanmayı Özlemiştim Ama Bu gece buna gerek kalmayacaktı herhalde…

Şehire giden patikaya doğru yöneldim tekrardan ara sokaklara kısa zamanda dönmezsem ismim unutulabilir ve yerime çapulcular geçebilirdi…

Araki caddesinin arkasından dolaşarak Eski evime doğru yaklaştım hiçbirşey değişmemişti bu kokuşmuş cennetimde..

Ara sokaktan sokak çocuklarının sesleri geliyordu Aileleri olmayan hırsızlar düzenbazlar basit katiller de olsalar onları işe yarar hale getirebilirdim…

Kim var orada Karanlıkta saklanan kimsin

Kes sesini Nigmar Benim Efendiniz…

Efendimiz

Evet benim nigmar bu kadar şaşırtmanı gerektiren ne

Siz Kontsunuz

Evet nigmar bunu herkein bilmesi gerekmiyor

Ama burada ne iÅŸiniz var

Sizinle bir iş yapacağız Artık sokaklarda olmak zorunda olmayacaksınız…

Nasıl bir iş efendim biz hırsızlıktan başka hiçbirşey bilmiyoruz…

Öğreneceksiniz…

Nigmar Yanına en iyi 9 hırsız arkadaşını al Çocuklardan değil Genç olanları topla

Şu 2 kese altını yanında bulundur…

Şehirden çıkacaksınız ve Lapitotene gideceksiniz Marqueen hanında Resifla yı soracaksınız.

Hancıya Daha sonra resifla sizi bulacaktır Ve sizi öldürmemesi için Ona Ronn un dostu olduğunuzu Ve sizi eğitmesi gerektiğini söyleyeceksiniz…Aksi taktirde Ölürsünüz.

Efendim bizim ne eğitimi almamızı istiyorsunuz.

Uşaklık nigmar… Ve Bir şatoda uşak olmak için neler gerekiyorsa onları almanız gerekiyor

Görgü düzen Saygı Hitabet dersleri…Kesinlikle Resiflanın canını sıkmayın Ne derse Yapın Ve kadın olduğu için Sakın onu küçümsemeyin…Nasıl öldüğünüzü bile anlamazsınız O kaltak çok hızlıdır…

Efendim peki size nasıl ulaşacağız…

Eğitiminiz 1 ay içinde bitecek ve şato ya geleceksiniz.

Kontese Kontun özel davet için Çağırdığı  uşaklar ve Hizmetçiler olduğunuzu söyleyeceksiniz.

Aranızdan Kız olan kiÅŸilere Resifla Farklı ÅŸeyler öğretmesini de isteyin…

Kontum nasıl şeyler…

Resifla beni tanıyorsa anlayacaktır…Bu kadar konuşmak yeter nigmar 5 kadın ve 5 erkek sokak çocuğuyla yarın yola çıkmış olacaksın 1 ay sonra sizi farklı bir şekilde bekliyor olacağım nigmar…

Emredersiniz Efendim…

Herşey istediğim gibiydi…Herşey diyebilirmiydim bilmiyorum Resifla ile pek güzel anılarım yoktu Bana aşık olsada onun sevgisini asla kabul etmeyen bendim…Şimdi ise yardımını istiyordum Umarım beni hala seviyordur hahahhahahhhhhhh…………………

Kahkaham Boş sokaklarda Yankılandı Delicesine…En koyu karanlık yerlerden ormana doğru yürümeye başladım

İntikam ve öfke isteğim doğru plan yapmamı engelleyemeyecek…Kaybedebileceğim Tek şey Erunhi…Ve sahip olduğum herşeyim Erunhi…

Kaleeri Daha uyumamıştı dış kapıda bekliyordu…

Kontum

Neden uyumadın

Size bir şey olmasından endişelendik

Erunhi uyandı mı

Evet kontum

İçeri gir ve uyu kaleeri Seni bekleyen bir eşin olduğunu sanıyorum bekletme

Gülerek söylemiştim Müstehcen birşeyleri kastettiğimi sanmıştı Sırıtıyordu ama sadece  dalga geçmek istemiştim…

Koridordan hızlıca geçip odaya yöneldim erunhi mum ışığının altında beni bekliyordu

Odaya girince boynuma sarıldı ne oldugunu anlamamıştım

Erunhi sakin ol sakin ol beni boÄŸuyorsun

Özür dilerim kontum

Ne oluyor erunhi neden uyumadın

Gittiğinizi beni terkettiğinizi sandım yine…

Gitmedim erunhi burdayım

Aklım başımda olduğu sürecede gitmeye niyetim yok bu yüzden endişelenmeyi bırak ve uyu

Seas

Yine ne var erunhi

Öp beni

Yanaklarından süzülen bir damla yaşla öp beni diyen bir kadın…

Karşı koymamalıyım herhalde ama küçük bir öpücükle bu gecenin bitmeyeceği çok açık

Erunhi kollarını çoktan boynuma dolamıştı kalp atışlarını duyabiliyordum şehvet onu yavaş yavaş sarıyordu dudaklarımı boynumu öpmeye başlamıştı

Üzerini saran giysisini çıkarttım Tüm zerafetiyle vucudu karşımdaydı

Bedenini üzerime doğru bıraktı Saçları boynumun bir tarafını okşuyor diğer tarafımda dudaklarının ıslaklıgını hissediyordum.

Göğüslerini Kavrayıp okşamaya Başladım Nefesi sıklaşıyordu kalbinin atışını ona yaslanmadan bile duyabiliyordum

Dudakları boynumdan Göğsüme karnıma Yavaş yavaş cinsel organıma Doğru kayıyordu sağ elimle saçlarını kavramıştım yatağın üstünde gülmeye başladım

Kendi durumuma Ahahahaaaaa

Sevişen Bir katil Hemde sadece keyf için amaçsızca….

Yanlış bir şey mi yaptım seas…

Hayır erunhi

Ne oldu seas hoÅŸuna gitmedi mi seni istemem

Erunhi Sorun yok kendi halime gülüyorum

Ne varmış halinde,Halimizde Sen benim kocam Değilmisin…

Öyle miyim? Kendi sorumu kendim cevaplıyordum

Devam et erunhi…

Dudaklarıma ıslak bir öpücük kondurduktan sonra cinsel organıma doğru hamlesini yapmıştı bile zevk hissetmiyorum.Şehvet hissetmiyorum.Mutluluk Hissetmiyorum.

Sadece üzülmemesini istiyorum Ve ne isterse yapabilir…

Gülmemek kahkahalara boğulmamak için kendimi kasıyorum ne acınası bir hal bu…

Herkesin korktuğu bir katil,Saygı duyulan Korkulan Öldüren…Gözünü dahi kırpmadan…

Şimdi Korkuyorum üzmekten birini … Seni ….Seni seviyorum erunhi….

Sözcükler bir anda dudaklarımdan fırlamıştı kafasını kaldırıp bana doğru baktı

Gülümseyerek…Bende seni Seviyorum Kocam,Kontum…Seas…

Cinsel organımın üstünde zıplamaya Başlamıştı belinden kavramış hareketini kolaylaştırıyordum…iç kahkahalarım Aldığım zevki bastırdığından Bu geceki tüm uğraşı boşuna gidecekti

Seaaaassss Seaaaassssss

İnleyerek Boşalmıştı….

Muzipçe bir gülümseyişle seas ya sen…

Benim için endişelenme erunhi hadi uyuyalım

Ama ben seni mutlu etmek istiyorum.

Beni zaten mutlu ediyorsun erunhi Bu gece Böyle olması normal çok fazla şey düşünüyorum hadi uyuyalım şimdi…

Hayır sende boşalana kadar uyumak istemiyorum

İraden benden daha güçlü değil erunhi bu yüzden beni dinleyip uyu

Boşa sabaha kadar uğraşmanı istemiyorum

Denemek istiyorum Benimle mutlu olman keyf alman gerekiyor seas ben seni mutlu edemediğimi hissediyorum benimle olmaktan haz almıyormusun

Tabiki haz alıyorum fakat bu bana şu anda gereksiz geliyor erunhi

Benimle birlikte olman mı gereksiz.

Hayır Erunhi Boşa çabalayacak olman gereksiz Ne şehvet nede farklı bir şey uyanacak bu gece benim damarlarımda…

Sanki benim söylediklerime zihnini kapatmış duruyordu…üzerimde zıplamaya devam etti…

Sıkılmaya başlıyordum kararlıydı neden onu seçp evlenmiş olabilirim bilmiyorum belki aşktı belki kararlılıgı ama şu anda tek önemli olan şey inatçılığıydı….

Hadi ama hadi hadi seas…

Gözlerimi Kapayıp gevşemeye çalıştım Yavaş yavaş gelen şehvet dalgaları üzerime çöküyordu

Seassssss hadiiiii

Kollarını kavrayıp ters dönmüştüm Erunhi altımda kalıyordu kafası yataktan aşşağı sarkmıştı

Hahaah sonunda amacına ulaşmıştı Ölen şehvet duygumu canlandırmıştı… kafasını kaldırıp kollarını boynuma sarmasını söyledim kucağıma almıştım ve ter damlaları göğsümden aşşağı düşüyordu

İçindeyken göğüslerini öpmeye ısırmaya başladım …

Daha sıkı sarılıp kafamı göğüslerine doğru itti

İçinden çıkıp bacaklarını kasıklarını öpmeye başladım bacaklarını kendi vucuduna doğru kırıp tekrar içindeydim  sonunda doruk noktama ulaşmıştım ve boşaldım..

Seaaassss

Şişşşt sus hizmetçilerin duymasını istemeyiz değil mi

Duysunlar burası bizim evimiz…

Gülüyordu mutluydu ben ise ne hissettiğimi bilmiyordum

Toparlanıp koynuma girdi Artık istediğim dinlendirici uykumu alabilirdim…

Sabaha kadar gereksiz yere kıvranmasından daha iyiydi….

Heyyy seas

Seas Uyan hadi

Ne oldu erunhi

Öğle oluyor kontum işçiler geldi sizin projenizi bekliyorlar….

Kont değil Kontum da değil Sadece seas…

Seas hadi daha kahvaltı yapman gerekli…

Hayır önce duş alacağım ( Boy abdestsiz çıkmaz :D Katilde olsa cenabet gezmez)

Tamam seas sen banyoya gir ben kahvaltını hazırlayayım kocacığım…

Sen mi hazırlayacaksın

Evet bugün ben hazırlayacağım

Hahahah

Giysilerimle banyoyo girdim hepsini çıkartıp yere serpiştirmiştim…

SoÄŸuk su üzerimdeki herÅŸeyi alıp götürmüştü….

(Devam Edecek….)

  • Pages

  • Meta

  • Flash required