Saat 15:43 bulanık bir cumartesi günü barborosta bekliyorum. Sabahın telaşı hala üzerimde, he neler yapmıştım ki ben . Sabah uyanıp kuaföre gitmek, kuaföre dert anlatıp bak sakalları şöyle yapacaksın dedikten sonra oturuyorum kuaför koltuÄŸuna. Aptal adam yanlışlıkla bıyıklarımıda kesiyor sakalların yan tarafıyla beraber koÅŸup eve geliyorum geç kalmaktan nefret etmek böyle birÅŸey…Hızlıca çıkartıp herÅŸeyi duÅŸa girdim bir çırpıda, soÄŸuk suyun ardından vucuduma gelen dinçlikle fırlıyorum banyodan, giysilerimi seçerek giyiyorum. Siyah yeni bir kot, üstüne LCW den alınma çizgi roman karakterlerinin olduÄŸu bir sweet tişört ve siyah kot ceket, aynaya bakmayıda ihmal etmiyorum. kısacık kestirdiÄŸim saçlarım, düzgün traÅŸlı sakalım gayet hoÅŸ ama yinede yeterli mi bilmiyorum….
Evden çıkıp fulyadan beÅŸiktaÅŸa doÄŸru yol almaya baÅŸladım. Kafamı bulandıran düşünceler, hissetmek istemediÄŸim duygular garip bir ÅŸekilde üstüme gelmeye baÅŸlamıştı çoktan ve kısmı bir tedirginlik acaba ne olacaktı… mesaj trafiÄŸi hala devam ediyor benim adımlarımla birlikte. ona göre arkadaÅŸ bana göre tuhaf duygular hissettiÄŸim kiÅŸi sınava girmiÅŸti. Babama yazdığım mektubu barborosta kargoya verip starbucksun önünde beklemeye baÅŸladım.
Sınavdan çıkmıştı” ben çıktım” diye bir mesaj geldi nerede olduÄŸumu yazıp yolladım “benim 15 dakikalık yolum var oraya” cevabı gelmiÅŸti bari ben sana doÄŸru yürüyeyim dedim. beÅŸiktaÅŸta condraddan yukarı yıldıza doÄŸru tırmanışa baÅŸladım 5-10 dakikalık yürüyüşten sonra çaldı telefonum
-nerdesin
-parkın ordayım işte heykel var
-tamam gördüm seni
Kapatıp ona doÄŸru ilerledim, beklediÄŸimden daha güzel gözüküyordu. Ne yapacağıma karar veremeden öpüştük (yanaklardan) ne yapalım deyip aÅŸÅŸağıya doÄŸru yürümeye baÅŸladık barborostan, biraz gerisinden gidip onu izlemek neÅŸeli geliyordu bana güzeldi gördüğümden çok daha güzel…
Kahve mi içelim yemek mi yiyelim derken yemek yemeye karar verdik,KFC nin yolunu tuttuk, KFC seven bir kız ne güzel ne mutlu gülümsemiÅŸtim, Hem age of oynuyor, hem pro evolution soccer , warcraft ta öğrettim mi tamamdır ideal bir numara bir sevdicek iÅŸte …Aslında birÅŸeye gerek yok gördüğüm, bildiÄŸim kadarıyla zaten bir numara kendisi.
Havadan sudan muhabbetlerle yürüyorduk. Kfc ye varınca önce çizim çantasını bırakıp sipariÅŸ vermeye geldi benim extreme menu önceden hazırlanmıştı “ben bunu alıp oturuyorum sen benimkini getirirsin “dedi ben arkasından bakarken o masamıza gidip beni beklemeye baÅŸladı. Ben de onun yemeÄŸini alıp gittim masamıza doÄŸru. Biraz baktıktan sonra yemeÄŸe baÅŸlamaya karar verdik fakat; yemek ne mümkün karşısında, baktıkça doyuyordum adeta, taktığı mavi tokası, giydiÄŸi üstünde kadın resimi olan koyu mavi hoÅŸ bir tişört, müthiÅŸ hoÅŸuma giden saç rengi.
Normal zamanlarda düşüncelere boğulan ben, kısmı zihin donukluğu yaşıyordum. Konuşmak mı Strahd Hani kelime cambazıydın, Nerde kelimelerin? Kısa süreli kayboluşlarımdan sorduğu sorularla çıkıp gözlerinde yine kayboluyordum. O kadar doğal ve hoş geliyordu ki hareketleri ,gülüşleri mimikleri içimdeki heyecan kıpırtısını durduramıyordum.
Yemeğini karşımda bitirirken, ben onu izlemeye doyamamıştım daha. Kapalı alanlardaki sigara yasağından bahsetmeye başlayıp sigara içmek istediğini söyledi kışın dışarda durmak garipti sahile gidip donmak istemiyorduk ikimizde. Finüküler ile taksime çıkacaktı bari birlikte yürüyelim dedik. İsteksizce kalkmıştım masadan, gözlerine bakmak o kadar güzeldi ki gülüşünün kıvrımlarıyla bir hoş olmak çıktık kfc den başladık yürümeye .
Biraz çaprazından gidiyordum onu izlemek,saçlarına bakmak gülümsemek arkasından utanarak belki de. Hislerimden, kendimden bana getirdiklerinden utanarak. KonuÅŸmadığımdan çok sessiz olduÄŸumdan yakınıyordu ama konuÅŸamıyordum ki kelimeler bütünleÅŸmiyor ,toparlanamıyor kendilerine gelemiyorlardı. YavaÅŸ yürümeye çalışıyordum biraz daha zaman geçirebilmek için ama zamanın acelesi varmış, kalbim kadar hızlı çalışmayı tercih etmiÅŸti , kalbimi inciterek. Yolun bitmeye yaklaÅŸması beni daha heyecanlı ve üzgün bir hale soka dursun beÅŸiktaÅŸ kabataÅŸ ayrımında stada çıkan yolda durmuÅŸken, kalbimi hızlandıran bir adım attı arabanın önüne kolunu tutup geri çektim ,belki de ilk ve son tutuÅŸumdu eline farkında olmadan refleks olarak ama aynı anı zihninde binlerce kez yaÅŸamakta eÄŸlenceli olsa gerek. finükülerin giriÅŸine gelmiÅŸtik, durduk bakıştık küçük bir veda öpücüğü ve ardından bakılan bir kadın….
İki saatlik bir aÅŸkın sonuna gelmiÅŸtim, içimde buruk duygularım, karmaşık hayallerim ve ben kalmıştım tek başıma yine…..
Kendime Son Sözüm;
DonmuÅŸ Ruhlar Limanından Çıktım Yola, Bir Kalp Sarsıntısıydı Benimkisi, Geminin Küreklerine Asılan Hayallerim, Kayboldu Gerçeklikte Düşlerim…..
STRAHD İSMAİL KÖSE.
